İzmir’in Karataş semtinde yer alan Beth İsrael Sinagogu, kentin Yahudi mirasını yansıtan en önemli ibadet yapılarından biridir. 19. yüzyılda İzmir’de Yahudi nüfusunun artmasıyla birlikte Kemeraltı Havra Sokağı’ndaki sinagogların yoğunluğu Karataş bölgesine de yayılmıştır. Bu ihtiyaç doğrultusunda 1904 yılında Yahudi cemaatinin Osmanlı Sultanı II. Abdülhamit’e başvurmasıyla Karataş’ta bir sinagog inşa edilmesine izin verilmiş, 1905 yılında yapımına başlanan sinagog 1907 yılında ibadete açılmıştır.
Beth İsrael Sinagogu, dönemin ekonomik ve siyasi koşulları nedeniyle iç dekorasyonu uzun süre tamamlanamamış, 1950 yılında Avram Ribbi’nin katkılarıyla bugünkü haline kavuşturulmuştur. Yapı, Kemeraltı bölgesindeki diğer sinagoglara kıyasla daha büyük ve daha gösterişli mimarisiyle dikkat çekmektedir.
İç mekân düzeni tiyatro salonunu andıran bir oturma planına sahiptir. Sıraların ardışık şekilde yerleştirildiği yapıda, en arka bölümde çocuklar için ayrılmış gizli oturma alanları da bulunmaktadır. Bu özellik, sinagogu döneminin diğer ibadet yapılarından ayıran dikkat çekici detaylardan biridir.
Beth İsrael Sinagogu, hem mimari yapısı hem de İzmir Yahudi cemaatinin tarihsel sürecini yansıtması açısından büyük öneme sahip olup, Karataş bölgesinin en değerli dini yapıları arasında yer almaktadır.


